Iguazu Şelaleleri'nin Arjantin tarafına gidebilmek için uçmanız gereken şehir Puerto Iguazu. Burası Iguazu Şelaleleri'nin bulunduğu ulusal parka araçla yirmi dakikalık uzaklıktaki bir kasaba. Arjantin - Brezilya sınırına ise on dakika sürüş mesafesinde. Buenos Aires'ten ucuz uçuşlar var, ben Norwegian Airlines'la uçtum ve sadece 40 euro verdim bilete. Daha vakitlice alındığında daha uygun biletler bulmak mümkün.
Gece 11'e doğru Puerto Iguazu havalimanına vardım. Küçük bir hava limanı zaten, uçaktan inip yürüyerek terminale gidiyorsunuz. Kalacağım yeri booking.com'dan ayarlamıştım, gece olduğu ve hem toplu taşımanın sıkıntılı olabileceğini hem de bir an önce gidip dinlenmek istediğim için havaalanı transferi de ayarlamıştım. Terminalden çıkar çıkmaz adımın yazılı olduğu kağıdı gördüm, beni bekleyen 30'lu yaşlarında bir kadındı, sonrasında yol boyunca güzel bir sohbet ettik, İngilizcesi gayet iyiydi. Annesi İstanbul'a tatile gelmiş beş yıl kadar önce, ondan duyduklarını anlattı bana ve İstanbul'u görmeyi ne kadar çok istediğini.
Bir oda bir salon ve mutfaktan oluşan iki gece kalacağım evimin önüne geldiğimde evi kiralayan Christian güler yüzüyle karşıladı beni, hem o akşam hem de ertesi gün kendisine sorduğum her soruya hemen cevap vererek çok yardımcı oldu bana. Hızlıca soyunup dökünüp duşumu alıp yattım. Çünkü ertesi gün büyük gün, Iguazu Şelalelerini göreceğim.
24 Ocak 2020 / Sabah 7'de uyandım, mümkün olduğunca erken gitmek istiyordum, nereden bilirdim beni bekleyen sürprizi. Evden çıkıp şehir merkezine, ulusal parka giden otobüslerin kalktığı terminalin de olduğu merkeze yürüdüm. 15 dakikalık bir yürüyüş sonunda merkeze vardım, otobüse binmeden önce yapmam gereken iki şey vardı: Fotoğraf makinesinin şarj kablosunu Buenos Aires'te unuttuğum için bir şarj kablosu almak ve kahvaltı yapmak. Kabloyu bulmak hiç kolay olmadı, buldum ama tahmin edersiniz ki kabloya normalinin en az iki katı para ödedim ama bulabildiğime de şükrettim. Bir pastanede empenadas ve çayla kahvaltımı yapıp marketten su ve muz aldıktan sonra otobüs garına gittim. Daha yarım saat önce hiç kimsenin olmadığı yerde uzun bir kuyruk vardı. Kuyruğa girip bekledim, yarım saatten fazla, sıra bana geldiğinde duyduğum şeyle başımdan aşağıya kaynar sular döküldü; karayolu işçilerinin grevi varmış ve Ulusal Park'a giden yolu kapatarak eylem yapıyorlarmış, otobüsler gidemiyor dediler. Ne zaman açılacak dedim, bilmiyoruz dediler. İşçilerin haklı olduklarına emin olduğum grevlerini hak vermekle hepi topu bir günümün olduğu ve onca yolu teperek geldiğim buradan Iguazu Şelalelerini göremeden gidecek olmanın üzüntüsü arasında gidip geldim bir süre.
Normalde yirmi dakikalık bir otobüs yolculuğu ile varılabilen Ulusal Park'a gidebilmek için taksi aramaya başladım önce. Taksiler de gitmek istemiyordu yol kapalı olduğu için, gitmek isteyenler de fahiş fiyat söylüyorlardı ve kaç saat süreceğini bilemeyecklerini de ekliyorlardı. O sırada bir otobüs firması çalışanı istersem bilet satabileceklerini, otobüslerinin kalkacağını ama ne kadar süreceğini bilemediklerini söyledi. O sırada saat 10 olmuştu bile, ben çaresizce yapacak bir şey yok deyip aldım bileti, 360 ARS (yaklaşık 5 usd) ödedim ve otobüse bindim, Iguazu Şelalerine doğru ömür törpüsü yolculuk böylece başladı.





