Showing posts with label kitap. Show all posts
Showing posts with label kitap. Show all posts

April 4, 2016

Swastika Geceleri

Katherina Burdekin'in Swastika Geceleri kitabı feminist bir distopya. 1937 yılında henüz Hitler bildiğimiz Hitler olmaya doğru yol alırken yazılmış Swastika Geceleri, Hitler'in rüyasının gerçekleşmesinin üzerinden 700 yıl geçmiş olan bir dünyayı anlatıyor bize. Bu yeni dünya kan soyu üzerine kurulmuş, ve elbette Almanlar birinci kan soyu. İnsanlar buna göre sınıflandırılmış, tüm insanlar arasında en alt sınıf ise Hristiyanlar çünkü Avrupa artık Hristiyan değil. Uzun zamandır Hitler bir tanrıdır ve Nazilerin faşist düzeni de yeni dünyanın dini. Kitap Hitler'in tanrılaştırılması ve nazizm dini bir öğretiye dönüşmesi üzerinden mevcut dinleri sorgulatıyor ve dinlerin, tanrıların nasıl kurgulanabileceği konusunda ipucu veriyor.

Öte yandan bu yeni sistem hiç şüphesiz erkek egemen bir sistem, kitabın göriş bölümünü yazan Daphne Patai'nin Maria Antonietta Macciocchi'den aktardığı gibi ataerkil düzenden bahsetmeksizin faşizmden bahsedilemeyeceği kabulüyle aksi de pek söz konusu olamazdı zaten. Bu yeni düzende kadınlar yalnızca birer üreme aracı, erkeklerin dünyasında yerleri yok, onlar kendi aralarında, kız çocuklarıyla ve 1,5 yaşına gelip de ellerinden alınana kadar erkek çocuklarıyla yaşıyorlar. Onurları yok edilmiş, erkeklerin kendilerinin efendisi olduğuna, kendi düşünceleri olmayacağına, yapmaları gereken tek şeyin sistemin yürümesini sağlayacak erkek çocuklar yapmak olduğuna, erkek çocuk doğurmanın ne kadar gurur verici ve kız çocuğu doğurmanın da ne kadar utanç verici olduğuna inandırılmış, yalnızca zihinsel ve psiikolojik olarak değil fiziksel olarak da dönüştürülmüş kadınlar bu hikayenin en çarpıcı tarafı.

George Orwell'in 1984'ü ile benzerlikleri var, bunun üzerine tezler bile yazılmış ancak benzemeyen tarafı faşist sistemin erilliğine yaptığı vurgu ve merkezine kadınların insandışılaştırılmasını, hiçleştirilmesini alan kurgusu.

Elbette romanı yazıldığı dönemi göz önünde bulundurarak okumakta fayda var, aksi halde günümüzdeki patriyarka, eril tahakküm, toplumsal cinsiyet, feminizm tartışmalarının geldiği nokta bakımından hikayenin odağı çok da radikal görünmeyebilir. 

August 6, 2012

Patti Smith Olmak



"Dünyanın kara ormanına dalan Hansel ile Gratel gibiydik. Asla hayal demeyeceğimiz cazibelerin, cadıların ve iblislerin yanı sıra ancak bir kısmını hayal ettiğimiz ihtişamlarla karşılaştık. Bu iki genç adına hiç kimse ne konuşabilir, ne de birlikte geçirdikleri günler ve geceler hakkında doğruyu söyleyebilir. Bunu sadece Robert ile ben anlatabiliriz. Onun değişiyle bu, bizim hikayemiz. Ve o gittiği için, bunu size anlatma görevini bana bıraktı". 

Patti Smith



Herkesin hayatının kendi içinde çok değerli ve anlamlı olduğuna ve herkesin hayatına dair anlatacak bir şeyleri olduğuna inanırım. Belki de bu yüzden biyografileri özellikle otobiyografileri çok severek okurum. Kişinin hayatını ve yaşadıklarını kendi ağzından, kendi hissiyatından ve kendi anlam dünyasından yazıya dökmesi oldukça heyecan verici olmasının yanında bir o kadar da cesurcadır benim için. Patti Smith'in Çoluk Çocuk (Just Kids) ismiyle yayınlanan otobiyografisini de aynı heyecanla okudum. 

Patti Smith'in Robert Mapplethorpe'den ayrı düşünülemeyecek bu yaşam öyküsü aynı zamanda dostluğun, bağlılığın, inanmanın, yılmamanın, mücadele etmenin ve sabretmenin de bir öyküsü. Gençliklerinin başında olmak istedikleri şeye ulaşmak için birbirlerinin yanında olmaya söz veren bu iki sevgili, iki arkadaş, iki ruhun öyküsü aynı zamanda 60'ların ve 70'lerin ruhunun şiirsel bir anlatımı. 

May 31, 2012

Gey ve Lezbiyen Yazını


Eşcinsel edebiyat nedir? Eşcinsel edebiyat diye bir kategori var mıdır? Eşcinsel edebiyat nerede başlar? Woods, eşcinsel edebiyatı "açık bir eşcinselin eşcinsel olma deneyimi hakkında açık bir şekilde yazdığı yazılardır” şeklinde tanımlarken, Stevens, “gey ve lezbiyen edebiyatı” büyük ölçüde problemli bir kategori olduğunu çünkü eşcinsellikle bağlantılı olarak tartışılan edebiyat da büyük ölçüde kendisini gey olarak tanımlamayan yazarlar tarafından yazıldığını söylemektedir.
 
Tezimin konusunu belirledikten yaklaşık 3 ay sonra çıkan bu kitap bana Sel Yayıncılığın bir hediyesi gibi oldu. Kaynak arayışı içinde olduğum bir dönemde tam da tezimin konusuyla örtüşen bu kitap bana iyi bir Türkçe kaynak olmanın ötesinde rehberlik de ederek queer edebiyat konusunda yapılmış farklı eserlere de yönelmemi sağladı. 

Kıvanç Tanrıyar'ın çevirisini yaptığı, University Collage of London'da İngiliz Dili bölümünde öğretim üyesi olan Huhg Stevens'ın yayına hazırladığı  Gey ve Lezbiyen Yazını, eşcinsel edebiyatın farklı hallerinin ve yansımalarının ele alındığı 13 makaleden oluşuyor. Bu makaleler farklı tarihsel dönemlerde eşcinsel edebiyatının seyrini bize sunmalarının yanında eşcinsel edebiyatın tarihine dair bilgi edinmemizi de sağlaması açısından oldukça değerli. Kitabı değerli yapan en büyük şey ise Gey ve Lezbiyen Edebiyatının konu olduğu çok nadir türkçe kaynaklardan birisi olması. 

July 16, 2011

Kürk Mantolu Madonna

Meğer ben ne eksikmişim
 seni okuyana kadar

Kürk Mantolu Madonna
İki ay kadar önce okudum Sabahattin Ali'nin bu kitabını. Adını çok duymuştum ama bir türlü fırsatım olmamıştı okumaya. Meğer kitap kendi yaratıyormuş zamanı. Okuyucunun tek yapması gereken kitabı eline almakmış. Yüksek lisans derslerinin ödevleriyle boğuşurken biraz kafamı dağıtmak için kitabı elime aldığımda anladım bunu. Bir kaç sayfa okuyup ödevin başına dönmekti amacım. Kitabı elime aldığımda saat akşam sekizi biraz geçiyordu. Kitabı kapattığımda ise geceyarısına yarım saatten biraz fazla vardı. Kafa dağıtmak niyetiyle başladığım kitabı bir solukta okumuş, rahatlamışlık hissi yerine Maria Puder ve Raif Efendi için üzülür bulmuştum kendimi.

Kürk Mantolu Madonna Sabahattin Ali'nin 1943 yılında kaleme aldığı bir roman. Öylesine sade, öylesine içten ve öylesine derin bir aşkın romanı. hayatımda okuduğum en şahane romanlardan biri Kürk Mantolu Madonna. Kitabı kapatır kapatmaz karar verdim buna. Kürk Mantolu Madonna'yı okumayan her okuyucu gibi eksikmişim ben. Tamamlandığımı hissettim. Sabahattin Ali'ye Maria Puder ve Raif efendi eşliğinde teşekkür ettim.

July 3, 2011

Üçüncü Sınıf Kadın” okuyamayanlar için artık internette

Hatırlayacağınız üzere kardeşim Anıl Alacaoğlu’nun Üçüncü Sınıf Kadın isimli ilk romanı 2009 yılının Mayıs ayında Minima yayınevinden çıkmış, çok geçmeden 31 Temmuz 2009 tarihinde Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu tarafından “muzır” bulunarak, 1117 sayılı kanunun 4. maddesi hükmünde belirtilen sınırlamalara tabi olmasına karar verilmişti. Bu maddeye göre Üçüncü Sınıf Kadın sadece 18 yaş üstündeki okurlara satılabilecekti. Karar ile ayrıca teşhirinin ve satışının çok görünür yerlerde olmamasına özen gösterilmesi, dükkân vitrinlerinde bulundurulmaması ve herhangi bir halka açık mekânda satışının yapılmaması -ki bu kitabın fuarlara gitmesine de engel bir durum teşkil ediyor- ve hiç bir şekilde ne yazılı ne görsel olarak reklamının yapılmamasını şart koşuyordu.
Kurul bu kararı, “Eserde Türk toplumunun büyük bir bölümünün ahlaki olarak kabul etmediği eşcinsel ilişkilerin anlatıldığı, Türk örf ve adetlerine ve ahlaki değerlerine göre normal olmayan eşcinsel ilişkinin övüldüğü, bu durumun çocukların cinsel gelişimini bozacağı” şeklinde gerekçelendiriyordu. Yasağın hemen akabinde yapılan itirazda  Avukat Yasemin Öz Başbakanlık Çocukları Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunun verdiği kararın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ifade özgürlüğüne ilişkin maddesi ile birlikte, ayrımcılık yasağını düzenleyen 14. maddesini de ihlal ettiğini belirterek Kurulun açıkça cinsel yönelim ayrımcılığı yaptığını, hukuka, anayasada teminat altına alınmış temel özgürlüklere ve uluslararası sözleşmelere aykırı, ayrımcılık ihtiva ettiğini belirterek itiraz dilekçesinde, kararın kaldırılmasını talep ediyordu.    
Üçüncü Sınıf Kadın’ın 2007 yılında başlayan öyküsü kısaca böyle. Kitabın yasaklanma sonrasını, bekleyiş dönemini ve nihayetinde kitabı internette yayınlamaya karar verme sürecini yazarın kendisinden dinleyelim.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Paylaş