19 Ocak 2020 / Buenos Aires Ezeize Uluslararası havalimanına sabah 9'a doğru indik. Şehir merkezine toplu taşımayla da gidilebiliyor ancak onca yorgunluğun üzerine bir kaç aktarma yapacağım bir toplu taşıma silsilesini çekmek istemediğimden seyahatin ilerleyen günlerinde de sıklıkla kullanacağım Uber'i tercih ettim. Neyse ki havaalanının ücretsiz interneti havaalanı dışında, otoparkların oraya kadar çekiyor da Uber'le buluşma konusunda bir sorun yaşamadım. Daha önce tanımadığım ama Buenos Aires'te yaşayan bir arkadaşımın yakın arkadaşı olan ve beni misafir etmeyi kabul eden bir arkadaşın evinde kalacaktım orada olduğum sürece (Zeynep'e selam olsun) Yaklaşık 35-40 dakika süren bir yolculuk sonrası eve vardım.
Uçakta bolca uyuduğum için eve gidip yerleştikten
sonra Mehmet'le haberleşip kendimi hemen Buenos Aires sokaklarına attım. Metro
istasyonunu bulmak kolay olmadı ama hava alanında nasıl olsa şehir merkezinde
daha iyi bir kurla bozdururum diye düşünerek Peso satın almadığım için metroya
binecek bileti de alamadım. İstasyonda kredi kartıyla alabileceğimi
düşünüyordum ama makine yalnızca nakitle çalışıyordu, gişe de yoktu o
istasyonda. Ne yapayım ne edeyim diye düşünürken metro görevlisine üzerimde
nakit olmadığını, kredi kartıyla da alamadığımı söyleyip yakında bir döviz
bürosu olup olmadığını sordum. Yokmuş, ancak gideceğim yerde varmış, orada
bozdururmuşum, bunları söyledikten sonra da sağ olsun kapıyı açıp biletsiz
geçmeme izin verdi. Böylece güzel bir başlangıç yapmış oldum Buenos Aires'teki
günlerime.
Florida istasyonunda inip Plaza de Mayo'ya doğru yürüdüm, yol boyunca döviz satan insanlarla karşılaştım, teklif ettikleri kur havaalanından çok daha iyiydi ama döviz bürosunda bozdurmayı kafaya taktığım için es geçtim onları. Mehmet'le buluştuktan sonra öğrendim ki sokaktaki kur oranları daha iyiymiş, bu yüzden onlardan birinden bana söylediklerinden çok daha iyi bir oranla bozdurdum cebimdeki doları (1 USD = 73 ARS) Aklınızda olsun, Florida caddesi boyunca bir sürü insan göreceksiniz döviz alıp satan, çekinmeyin. İspanyolca bilmek bir avantajmış bu arada.
Plaza de Mayo'da ilk durağımız katedral oldu, Catedral Metropolitana. 16. yüzyılda yapılmış, zaman içinde yapılan değişikliklerle farklı mimari özellikleri bir arada barındıran etkileyici bir yapı. İçinde 18. yüzyıldan kalma heykeller, duvar resimleri bulunuyor. Zaten Plaza de Mayo'ya gittiyseniz mutlaka görmeniz gereken binalardan birisi, kiliseler ilginizi çekmese bile mimarisi çekecektir.





