November 20, 2010

Sarı Tebessüm

Neredeyse kaçıracaktım bu sonbaharı. Son anda kafama dank etti de kaldırıp bilgisayardan başımı attım kendimi dışarı. İyi ki de atmışım. Şunun şurasında evden en fazla bir bilemedin bir buçuk kilometre öteye gitmişimdir ama bırakın evi Ankara'dan çok uzakta hissettim kendimi. Ankara'nın göbeğindeki Seğmenler Parkı'na gittim oysa. Hemen yukarıdaki yoldan vızır vızır arabalar geçiyordu ama duymadım seslerini. Kimbilir belki o kadar ses yoktu ya da sonbaharın sessizliği örtmüştü onların sesini. Bayramdan olsa gerek kimseler de yoktu etrafta, elimde sevgili fotoğraf makinamla kaptırdık kendimizi renklerin güzelliğine. Şimdi uzun uzun o sarının kahverenginin binbir tonunu, o binbir tonun masalsı güzelliğini anlatmayacağım ama kendimizi kaptırmış vaziyette, güzel bir kadraj yakalamak uğruna yerlerdeki yaprakların üzerinde şekilden şekile girmek, uzanmak, oturmak inanılmaz keyif verdi bana. Babasıyla yakınımdan geçen küçük kızın meraklı bakışlarından ziyade babasının "ne yapıyor bu deli" diyen bakışları gülümsetti beni daha çok. Küçük kız bir an durup izlerken beni babası çekip uzaklaştırdı hemen kızını "deli"nin yanından. Herhalde bundan sonra o küçük kız için de yerde fotoğraf çekmeye çalışan sakallı bir adam yanından hızla uzaklaşılacaklar kategorisine girmiştir.

November 1, 2010

Oğluş İzmir'e taşındı!

Bugün zahmetli ve yorucu bir yolculuktan sonra İzmir'e vardık Oğluşla. Yolculuk boyunca ikimizde rahat etsin diye evden çıkmadan önce ilaç verdim ama dozu kaçırmaktan korktuğum için gereğinden az verdim sanırım ki cin gibiydi yol boyunca. Yine de sağolsun oldukça sessizdi kafesinde kaldığı yaklaşık 4 saat boyunca.

Uçağa da bindi benim oğluşum bu arada, bilet bile kestiler ona :)  Sonunda sağ salim Bahadır'ın eve geldik. Yani oğluş benden önce İzmir'e taşınmış oldu.
Şimdi evde bir sürü hemcinsiyle karşılaşmanın vermiş olduğu travmayı yaşıyor. Oldukça stresli. Daha önce hiç böyle görmemiştim, bu kadar asabi, bu kadar gergin. Bana bile tıslıyor! Sakinleştirmek için başını okşayayım dedim beni de pençeledi! meğer kavga etmeyi de bilirmiş Oğluş...

Şimdi o İzmir'li, darısı pek yakında benim başıma :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Paylaş